Kadın Yazısı

Hidden Figures – Gizli Sayılar” ve Sheryl Sandberg’in “Lean In – Sınırlarını Zorla” dan ilhamla..

Son zamanlarda, görece daha sakin bir hayat sürmeye başlamamın etkisiyle, daha düzenli okuyorum, izliyorum. Elim yazmaya, belki fazla sakinlikten, bir türlü gitmiyordu. Söyle iyice bir biriksin istiyordum belki de. Birikenler, yeni sözler değil elbette, hala işimiz insanla ve insanın yüzyıllarca üzerinden atamadığı şartlanmalarıyla olunca, aynı şeyleri konuşmaya , yazmaya devam etmek kaçınılmaz. Şu aralar karşıma çıkanlardan sebep, birikenlerimin odağında, “kadın” olmak var.

Kadın , adam olmaktan geçip, insan olmaya çalışmak temel hedefim elbette. Elbet o da yetmeyecek, sonsuz sınırsız potansiyel sahibi olana doğru , ‘insan’ımı terketmek de var bir de, ki onu henüz ne zihnim kavrayabiliyor, ne kalbim sığdırabiliyor içine.

Adım adım gidersek, ‘kadın’ üzerine ilham aldıklarımın başında 2016 yapımı, “Hidden Figures – Gizli Sayılar” filmi (Türkçe’ye, “Saklı Kalmış Şahsiyetler” diye çevrilse daha yerinde olurmuş, figür diyerek sayılardan çok insanlar kastediliyor, bunu vurgulamakta fayda var) ve Facebook CEO’su – böyle bahsedince daha dikkat çekiyor- Sheryl Sandberg’in “Lean In – Sınırlarını Zorla”  kitabı var.

timthumbKadın olmak başlı başına günlük bir muharabeyken, siyah bir kadın olmak ve hatta 60’larda siyah, dahi bir kadın olmak ve NASA’da çalışmak, üzerine çekilmiş bir film, ilham kaynağı olmasın da ne olsun.

Zihne bir şeylerin kazınması , yeni kelime öğrenmek gibi, önce kelimeyi duyar öğrenirsin, ama ne zamanki cümle içinde başka bir yerde de kullanırsın, kullanıldığını görürsün, işte o zaman hayatına geçirirsin. Sherly Sandberg’in vurguladıklarını , filmde görünce, o sahneler ister istemez zihnime kazındı. Sandberg, kadınların, pazarlık etme konusunda ne kadar çekingen olduğundan bahsedip, bu gerçeği ve nedenlerini verilerle açıklarken, kendi Facebook işe alım sürecindeki pazarlığını da yazmış.  Gücümüzü artırmamız için en önemli noktanın , toplum için (şirket için, kısacası, pazarlığa oturduğumuz kişi için) pazarlığa oturduğumuz hissini karşıdakine geçirebilmek olduğundan bahsediyor. Yani “ben”den çok “biz”i kullanmak ve kişiseli geçip, karşıdakine, topluma ne kadar fayda sağlayacağını vurgulamak , önemli hale geliyor. Tam da bu noktada, filmde Mary Jackson’ın beyazlara ait lisede ders alabilmek için açtığı davada, yargıçla konuşmasını donup donup izlemek gerekiyor. Hala dünyada erkekleri, sandalyeleri, koltukları daha fazla oranda doldurduğu düşünülürse, oyunu kendi lehimize çevirmek, “ben”den geçmeyi şart koşuyor. Çünkü karşıdakinin kendisinden geçip, “seni” görmesi için, genlerinin, tarihinin, hormonlarının kısacası beşeriyetin oluşturduğu perdesinin kalkmasına ihtiyacı var. Bunu da yapabilmesi için, “biz”in önemini birisinin ona fısıldaması gerekiyor.

Kadının azmi, ‘ilk’lerden olmanın sorumluluğu ve kahramanlığına dair elbette yazılıp çizilebilecekler satırlara yetmez. Bu nedenle bana yansıyanlardan en çok gözüme çarpanlara odaklanıyorum.

0000000577199-1İlham veren diğer bir noktaysa, kadın ve erkeğin aile içindeki etkileşimi oldu. Sandberg kitabında bu kısmı “Partnerinizi Gerçek bir Partner Yapın” bölümünde ele alıyor. Filmdeyse, güçlü kadının yanında olan ve sevgisiyle, aşkıyla benliğini eritebilen erkek figürler de, hayattaki rolleriyle “Gizli Figurler” isminin hakkını veriyor. Son dönemde, Facebook’ta bir paylaşım dolanıyor.  Paylaşımda, erkeğin evdeki rolüne ve ‘karısına yardım etmediği’ açıklamasına yer veriliyor. Çünkü olay ‘yardım’ olarak değerlendirildiğinde en esaslı sorun baş gösteriyor. Halbuki, mühim olan hayata ortak olmak, B’ir olmak. “Ben, evde bir yardımcı değilim, bu evin bir parçasıyım” diyebilmek. Bu nedenle olacak ki Sandberg de “bırakın partneriniz size yardımcı olsun” demiyor. Partnerlik , hayata ortaklık olduğu için, görev ve sorumluluklar yardımlaşmak üzerine dağıtılmıyor. Aşk , karşıdakini kendinden ayrı görmemeyi beraberinde getiriyor , yapılanlar B’ize dair oluyor. Hal böyle olunca, başarılı olduğu için suçluluk duyan kadınlar yerine, “iyi bir anne olmak ya da başarılı bir iş kadını olmak” seçimini yapmak zorunda kalmadan ‘ya da’ yı ‘ve’ ile değiştirebilen, iyi anneler ve başarılı, güçlü, çalışan kadınlar  var olabiliyor.

Kadının güçlenmesi neden önemli, elbette cevaba satırlar sığmaz, ama girişte bahsettiğim, o nihai hedef var ya işte o nedenle en önemli. Kadının güçlenmesi, toplumda yer edinmesi , farklılıkların beraber , bütünlük içinde yasaması için önemli. Farklılıkların toplumda var olması, insana, bedeninin şartlanması nedeniyle yüklenen kadın erkek etiketlerinden sıyrılması için önemli. Çünkü eteklerimizden, pantolonlarımızdan ve hatta gözlüklerimizden değil zihinlerimizden ibaretiz.

Farklılıkların, farkındalık için yaratıldığına inananlardanım. Farklı zan-nettiklerimiz , gayrı değil. Üstelik farklılık nedeniyle, ayrılığa her düştüğümüzde ya yerimizde sayıyoruz ya da geri gidiyoruz. Çünkü farklılık denen, bizde potansiyel olarak var olan ama açığa çıkmamış olan ve O’nda çıkmış, bunu avantaja dönüştürdüğümüzdeyse uzaya çıkmak daha da mühimi kendi uzayımıza dalmak, hayal olmaktan çıkıyor.

‘Saklı kalmış’ potansiyelimizi açığa çıkarmak kolaylaşşın, ‘sınırları aşma’ gücümüz daim olsun.

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: