5. Kuşaklara Bir Delinin Hatıra Defteri

 

11111331_905350049517634_476462866_nKenter Tiyatro’sunda, burnumda yaşanmışlıkların, uzun bir tarihin kokusu, etrafım O tarihten yansımalarla dolu fotoğraflarla çevrili bir vaziyette; misafir tiyatro topluluğu Dostlar Tiyatrosu’nun sahnelediği, “Bir Delinin Hatıra Defteri” oyununu izlemek üzere bekliyordum. Türkiye’de “Sahnede Tek Başına Devleşenler”den ilk isim olan Genco Erkal’ı aynı oyununun 50.yılında, yeni uyarlamasıyla izlemek, benim ‘Ölmeden Önce Yapılması Gerekenler’ listemin ilk sıralarında olduğundan heyecan dolu bir bekleyişti benimkisi.

 

Nikolay Gogol’ün aynı isimli hikayesinden uyarlanan oyun, bir devlet memuru olan İvanoviç’in deliliğinin aşama aşama anlatımı. Elbette ilk kez 27 yaşında oyunu sahneye koyan Genco Erkal, bu kez 70’lerinde bir delinin, adeta hatıra defterini bize 50 yıl sonra okutmaktadır. Neredeyse günü gününe kaydedileni bize yansıtmaktadır. Delilerden öğrenilecek çok şey var olduğunu kanıtlarcasına, soylular, aşk ve rütbeler üzerine konuşmaları tam da ders notu olacak konuşmalardı. Elbette, bir duayenden adeta hücrelerine işleyen bu oyunu izlemek ise, pek de tarifi olacak bir deneyim değil. Deliliğin her aşamasını, git-gellerini yüzünün her kasıyla tarif eden Genco Erkal’ı sahnede izlemek bir şükür sebebiydi benim için de.

 

96fd5f1e-2aa8-4f8c-9f8b-8cb9d4d54d26Oyunu Kenter Tiyatrosu’nda izleme kısmına gelince… En son Yıldız Kenter’den Kraliçe Lear’ı aynı salonda benzer bir heyecanla izlemiştim. Bu kez gelişimde ise biriktirdiklerimle daha değerliydi. Çok kısa bir zaman önce Dikmen Gürün’ün kaleminden,  Kenter Tiyatrosu ve Yıldız Hoca hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olmamı sağlayan “Tiyatro Benim Hayatım – Yıldız Kenter’in Hayat Hikayesi” biyografisini okumuştum. Biyografi okumak başka bir şey, insanı çok besliyor, hele ki biyografisi yazılan kişi ile sohbetle yazılmışsa ve o kişi hala hayattaysa lezzeti, etkisi daha da bir artıyor. Tam da bu nedenle Kenter tiyatrosunun hemen girişinde ileride solda, tiyatronun kurucuları iki güzel adam ve ortada bir güzel kadın fotoğrafını görünce içimdeki duygular şelale oldu. Bugünlerde, Kenter tiyatrosu zor bir süreçten geçiyor. İnsanın içini acıtıyor bu. Diliyorum ki bu süreç en kısa sürede, duvarda yaşanmışlıkların temsili olarak asılı kalan fotoğraflara yansıyan ruhun güzelliğine yakışır şekilde sonlanacak.

 

Genco Hoca nasıl ki , “50 sene sonra bu kez gençler için oynuyorum.” diyerek, bizim için “Bir Deli”yi diriltiyorsa, Kenter Tiyatrosu da gençler için dipdiri durmalı, var olmalı. Burası bir tarih, bir adanmışlık, bir okul, bir yuva ve hepsinden önce burası aşk! Daha çok hatıralar yaşatsın, daha çok defterlere yazılsın. Daim olsun, var olsun..

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: