Pek Nadide Bu Hayat !

Çağan Irmak’ın yeni filmi, kendinden de yenilikleriyle izleyiciye sunduğu filmi Nadide Hayat 18 Aralık’ta gösterime girdi.  B’enim vizyonuma da hiç geciktirmeden girdi tabii.

Bir Son’la başlayan Nadide Hanım’ın hayatını tüm ışıltısıyla, tebessümü ile ve adeta #tbt’lerin en güzelinden, deniz, kum, güneş üçlüsünün de gücüyle bize yansıtan Irmak, çok ‘nadide’  bir iş yapmış. Bunu sadece benim hissetmediğimi söylemeliyim, zira filmin son sahnesine bir kala bir alkış başlamak üzereydi, sonu bekledi. En sonunda da kahkahalara, güzel bakışlara ek adeta salonda birçok ağızda yankılanırcasına şu sözleri duydum; “Çağan, yine yapacağını yapmış.” , “Bravo Çağan’a !”. Tam da böyle yönetmenle, yazanlarla, oyuncularla, senli benli hissettiren bir film olmuş Nadide Hayat, öyle içten, samimi.  Bizim ailede de, “Biraz silkinip, gülmeye ihtiyacımız var bu zamanlarda, çok iyi geldi.” olarak hissiyatımız dillendirildi.

Çağan Irmak’ın elinden çıkan işleri izlemeyi seviyorum, bir yandan da ‘okumaya’ bayılıyorum;  O’ndan yansıyarak B’ende açığa çıkanları.  Başrolde Nadide’nin oluşu elbette tesadüf değil;  “Hayat öyle Nadide’sin ki..” dercesine yapılmış olmalı bu. Üstelik afişte Nadide’nin ‘noktasının’ kalp oluşu da rastlantısal olamaz. Büyük resme bakınca, Hayat’ın içinde bir noktayız, yok hükmünde olmalıyız. Ne zamanki noktalığımızın o içindeki sonsuz sınırsız potansiyeli fark etmeye başlıyoruz, işte o zaman B’ize ait o nadide, TEK hayatta sevgimizle, Kalbimizden açığa çıkanla hiçliğimizden, Bütünlüğe varıyoruz, hep oluyoruz.

Filmin kahramanı, Nadide Hanım da ailesinin içinde pek de kendine, kalbinden yansıyana bakmadan, çocuk büyütüp, başkaları için hayatını yaşayan o fedakâr annelerden biri. Fedakâr dememden silik bir tip olduğu anlaşılmasın ki filmin en kahkaha dolu sahneleri, kıvrak zekâsının diline dökülmesinin eseri. O, önce eşim, çocuklarım diyenlerden. Ve hatta bu şekilde devam edip, buna bir de ‘önce torunum’u ekleyecekken, karşısına her fırsatta çıkan, kalbindeki o tıkanıklıktan sıyrılmasını sağlayacak işaretleri takip edip, kendi yolculuğuna çıkabiliyor. Yolculuğa çıktığı teknenin isminin ‘Enderun’ olması da bir başka ince düşünce eseri olmalı. Hayat bitmeyen derslere gebe dercesine konmuş olsa gerek. Teknenin dümeninde ise koca bir yürek var, Nadide’nin ‘en derunundakini ’ gören ve hayranlıkla seyreden. O’nun da görmesi için gördüğünü yansıtan.

Şu Nadide Hayat’ımız ne için? Neden buradayız? Bir şeye mi hazırlanıyoruz?

Kaptan diyor ki;  “Her şeyin sonunda insanın kalbi kırılır, hayat o ana kadar yaşadıklarımızdır.” Tam da bu diye düşünüyorum. Son doğallığın bir parçası, doğuyor, büyüyor, ölüyoruz. Hazırlandığımız en büyük “son” bu. Elbette, biten şeyler, yitenler acıtacak. Kalp kırılacak. Tüm hayatımızda topladığımız, kalbimize doldurduğumuz o ‘anlar’ bizim yaşadıklarımız. Biz o ‘an’larız. Ve kalplerimiz öyle geniş ki, hani güzel bir tatilden dönerken, bagaj limiti olmadan taşıyabileceğimiz kocaman bir bavul gibi taşıyoruz onu. Ne istersek doldurabiliyoruz, doldurdukça daha genişliyor. İşte o ‘dönüş’ başladığında da, kalp kırılıyor ve o topladıklarımız saçılıyor, yüreğimizden. Son derken ‘yeni’miz başlıyor, biriktirdiklerimizle. Hiçbir şey aslında yitip gitmiyor. İş, kendileri yaşayamadıkları için sadece konuşanlara kulak asmadan, yolumuza bakıp, doldurabildiğimiz kadar doldurmakta kalbimizi, kendimiz için yaşamak da bu, bencilce değil, B’en’in keşfinde. Büyük başlangıca hazırlayan son’a iyi hazırlık yapmak için. .

Haydi hepimize iyi yolculuklar olsun..

Keşfimiz daim olsun, bavulumuz, yüreğimiz dolsun da dolsun..

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: