Bir Bar Filozofu’nun İntikamı

Bir Bar FilozofuBazı kitaplar sundukları hikayelerden çok ötedir. Benim için de özellikle şu sıralar hemen her yerde gördüğüm,  manşetlere taşınan Bir Bar Filozofu öyle. Üniversite hayatımın bana kattığı güzel insanlardan Semih Çalışkan’ın ilk kitabı. Bir aşk – intikam hikâyesi.  Okurken, elimden bırakamayıp, adeta uzun uzun Semih’le dertleşiyormuşum gibi hissettiğim hatta yetmeyip, “biraz daha anlat..” dediğim bir öyküye sahip.

Bu devrin aşk – intikam hikayesi olunca, bol bol atarlı giderli şarkılar var içinde. Bol like’lar,  “cıvıltı”lar ve henüz daha sosyal medyada butonlara taşınamayan bolca da ‘dislike’ var.  Aldatma, yalanın make-up sex’le Spotless Mind’a dönüştürülmeye çalışıldığı çok kerelerden sonra, Eternal Sunshine’ın içten dışa yansıdığı ve insanın gözünü alan bir yaşanmışlığın romanı Bir Bar Filozofu. Bir intikam hikâyesi diye yola çıkılıp, genç yazarımızın başarı hikâyesine dönüşen bir serüven. Ve hatta anladığım kadarıyla bu daha başlangıç !

İntikam’ın soğuk yenen bir yemek olduğunu hatırlatıyor insana @1BarFilozofu. Öyle sıcağı sıcağına olunca intikam bir türlü olmuyor, olamıyor. Kendi intikam ateşinde bir güzel yanıyor insan. Ne zaman ki  aldatılanın içi soğuyor, aldatanın kendi yangınlarında yandığını görüyor işte tam da o zaman intikam alınıyor. Hem de intikamı alan, hayatın ta kendisi oluyor. Bu nedenle olsa gerek bu gerçek hikayede yaşananlar gerçek, isimler takma. Çünkü hikaye tüm aldatanların hazin sonunu yazıyor. Aldatılan keşfettikçe gerçek aşkı, isimler hükümsüzleşiyor. Bu hikayede, bir zamanlar aldanmış ve hatta büyülenmiş olanlar da; Sinan gibi şanslılarsa, içlerini kendilerinde keşfettikleriyle yıkayabilenler ve en güzel intikamı alanlar oluyor. Listelere sığmayacak cinsten bir mutluluğa açıyorlar yelkenleri.

Bir türlü B’ir olamayan, Sinan ve Şebnem’in birbirlerinin ‘eski sevgili’ olmalarından sonra neler olduğunu görmek de kitabın en sürprizli ve keyifli kısmı. Kitabın başındaki ithafsa beni benden alan kısım: “Kaybedenlere, kaybettiklerime..Bulana, buldurana..” yazmış yazar. Her daim şükrün varlığını hissettiriyor bu sözcükler ve bir solukta, yürekten dökülenleri okuduğum kitabı ‘iyi ki’lerle tamamlıyorum. İyi ki acımış canımız, iyi ki ‘eski’ler bizi yenilemiş, yeniye taşımış.

Bazen insan içine düştüğü o sık ağaçlıklı ormanda, güneşi göremiyor kalbi en kara gözlükleri taktığı için ve  o parlaklığı farketmek için o “korkunç eski sevgili”ye ihtiyaç duyuyor.  İyi bir çocuk olup, Bir Bar Filozofu’nun sözlerine kulak verirseniz, belki de siz hiç o kara gözlüğü takmadan kalbinizden yansıyan o pırıl pırıl güzelliği, aşkı görebilirsiniz..Neden olmasın..?

Keyifli okumalar..

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: