KAM* – Yeni , Yeşilli bir Seyir

06b76d_3fda57c4fd9b4b8aba8b5f8a539c4f3d.jpg_srb_p_1660_579_75_22_0.50_1.20_0.00_jpg_srb

Daha önce böyle bir sahne performansı izlememiştim. Tiyatro oyunuydu izlediğim ama diğerleri gibi değildi. Borusan Oto Dolmabahçe Sahne ‘de KAM’ı izlemek çok farklı bir deneyimdi.

Can Bora, tiyatro sunumuna adeta bir devir atlatmış;  “greenbox” tekniğini kullanarak – hani şu arkaya yeşil fon koyup, istediğiniz arka planı özel bir teknoloji sayesinde yerleştiriyorlar ya- adeta yaşayan bir sahne yaratmış. Bu yaşayan sahneyi tiyatro sahnesinin önündeki iki ekrandan takip ediyor izleyici. Sahnede oyuncuların dışında uygun ‘fonlama’ için sahne önünde de bir ekip var.  Hatta zaman zaman ekranda beliren oyuncular da var. Sunumun daha fazla detayına girip, heyecanı sekteye uğratmak istemiyorum.

Hikaye’ye ve kurgulanışına dair, bana yansıyanlar da sunum kadar etkileyiciydi. İzlerken, ister istemez zihinde oluşan sorular, düşünceler bir anda ekranda beliriveriyordu. Çoğumuzun kendini yeniden tanımlamaya çalıştığı sanal dünyaya aslında bağımlı hale geldiği, ilişkilerin telefon ekranına basit bir dokunuşla başlayıp, “like”lananla yaşanan fiziksel dokunuşların hemen hiçbir zaman B’irleşmeye varmadığı bir düzeyde yaşandığı anlaşılıyordu. Hep bir arayış vardı üstelik aranan da daha önceki dönemlerde bulunamayacağı kadar hızlıca bulunuyordu artık, hem de ne istendiğinize hatta kimin istendiğinize bağlı olmadan. İşte tam bu noktada ekranda/ zihinde beliren soru, kendi kendini yanıtlıyordu.

SORU: “İçindeki dünya dışındaki dünyadan daha AZ mı önemli?”

CEVAP: “İçindeki dünya dışındaki dünyadan daha ÇOK önemli?”

Oyunun adının KAM* olması da elbette tesadüf değil. Can Bora’nın anlamlarının neredeyse tamamını hikayeye yedirdiğini çok kolay ortaya çıkıyor. *Şamanlarda hekim büyücü. Bir araya gelmek. Yüzyıl, çağ. Kamaşmak. Mutluluk. Nefes almaktan öte olmalı, yaşamak. Tam da bu nedenle oyundaki 4 kişinin üzerinden aslında yaşayıp yaşamadığımızı sorgulamamız bekleniyor, diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Bizi değer yargılarımızla, ön kabullerimizle yarattığımız sanal, yapay dünyamızdan kurtaracak olan “büyücü”müz B’izden başkası olamaz. Ne aksakallı dede, ne ormandaki Şaman kadın bizi kurtarabilir. Bizi kurtaracak olan kendimizle B’ir araya gelmek. İç dünyamızın sonsuz ve sınırsızlığında keşfe çıkmak bize çağ atlatacak. Mutluluğumuz daim olacak.
Dört arkadaşın kimini bir yere vardıran, kimini olduğu yerde saydıran kısa süreli serüvenlerini benzeri olmayan bir sunuşla seyretmek için KAM’a bilet alın ! Bazen bir kelime, bazen sadece bir AN’dır, olur farkı yaratan, elinizin altındakini bulduran…

 

Keşif dolu seyirler !

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: