Farketmeden – DemSessions001

 

Farketmeden’ geldi Eylül bu sene..
Uzun sürdü yaz derken,  “Kapının ansızın çalışı gibi” geliverdi, Sonbaharın en tazesi.
İçindeki ‘son’a inat, yeni başlangıçların, eskiden kalanların da  yenilendiği, ‘dönüş’lerin mevsimini getirdi.

B’iz de dostlarla birarada karşılamak istedik ve dilimizden geldiğince, elimiz yettiğince “Güneşin gölgede kalışı gibi” ferah, “uykunun düşlere varışı gibi” huzurlu sürsün dileğimizi kattık bu mevsime.  Düşlediklerimize yer açılsın, sloganımız notalarla kaynaşsın melodi olsun duyulsun istedik; Farkedebildiklerimiz, ‘aşk’ gibi farketmeden yer etsin yüreklerde, duygular yenilensin, dönüş B’ize olsun diye.

‘Okula Dönüş’ümüzü Eylül’ün en yenisi Dem Karaköy’de dostumuz Eylül Görmüş ve kuzeni Ömer Çağatay’ın çayevinde en lezzetli haliyle gerçekleştirdik. Eylül ismine yaraşır şekilde ‘eski’yi güncellemişti.  Çay keyfimiz sunuşuyla adeta bir seremoniye ve sunduğu alternatiflerle tam bir keşfe dönüştü Dem’de. Bu mevsim en güzel bir fincan çay ile karşılanabilirdi biz de öyle yaptık.  

Dem, Karaköy’ün en yenilerinden.  Yeniliğine karşın evde gibi hissettiren yıllanmış duyguyla adım attığımızda bizi kendine aşık etti.  Geçmişi günümüze taşıyan, siyah beyaz fotoğrafları, renkli duvarlarında barındıran, bakır sinili  ‘şark köşesi’ konseptine rengarenk yastıklarıyla  zarafet katan ve her daim bahar hissini çiçek kokularıyla etrafa yayan bu mekan, bir fincan içinde uzakları yakına getiriyor.  
Çay, ikramsız olmaz malum. Özenle hazırlanmış, ikram mönüsünü görünce Karaköy’de çalışanları  epey kıskandım. Haftaiçi mesai öncesi tüm sendromları ortadan kaldıracak kadar davetkar, bir o kadar da ince düşünülmüş bu mönü. Kendim için de haftasonu Dem’li kahvaltıların hayalini kuruverdim ilk bakışta ve elbette bu kış içimizi ısıtmanın pek çeşitli olacağının.

Emir Bey’in sıcak organizasyonu sayesinde Dem’de Dem Seanslarının –DemSessions ilkini gerçekleştirdik,
sevgili Uluç Büyükbeşe ve Emir Bey’in notalarıyla, Fikret Kızılok’u yad ederek.
“Farketmeden” i yeni’den yorumladık. Demet Evgar’ın yorumundan da esinlenerek.

http://www.youtube.com/watch?v=2uKPlJvRwBE&feature=youtu.be

Tüm gürültülerden uzaklaşıp, “fırtınalarınızda” sığınmak için, Dem’li bir çay koyun.
Muhakkak ki gönlünüze göre olacaktır her şey.

Ve sadece sizi sığınmacı olarak kabul eden, huzuru bulduğunuz ve nasıl da ‘farketmeden’ O’nun olduğunuzu hissettiğiniz her daim nabzında attığınız, varlığına şükrettiğiniz “Issız Ada”nıza varacaktır yolunuz. Melodilerinizle, sözleriniz ya da sadece gözlerinizle anlatabilin O’na diye. 

                              

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: